Aşk-ı Memnu'dan Aşkı Memnu'ya Yerli Dizi Serüvenimiz
Last updated…
10 pages
Sign up for access to the world's latest research
Abstract
DİZİLERİ P A R A ARZU YA LAN Aşk-1 Memnu'dan Aşkı Memnu'ya yerli dizi serüvenimiz SEVİLAY ÇELENK -Ben gidiyorum. -Nereye? -İmkân bulursam Alaska' ya. -A lçak! -Bunların sebebi sizsiniz, her şey pek güzel bite bilirdi... Halit Ziya Uşaklıgil'in aynı adlı eserinden uyarla narak, 1975 yılında TRT'de yayımlanan ilk yer li televizyon dizisi olan Aşfe-ı Memnu'nun final bölümünde,' ihaneti açığa çıkmış olan Behlül (Sa lih Güney), misafiri olduğu Adnan Bey'in yalısını bir an evvel terk etme telaşı içinde merdivenler den hızla inerken yukarı çıkmakta olan Bihter'e (Müjde Ar) yakalanır. Artık her şeyin sonuna geldiklerini anladığımız yasak aşkın kahraman ları arasında geçen bu diyalog, trajik bir hikaye ye nokta koyan sözler içermenin epeyce uzağın da, inanılır olanın sınırlarını basitliği ve hatta gü lünçlüğü ile çiğneyen, daha çok farsa yakışan bir diyalogdur. Dizinin bu ilk versiyonunda, arkasında virane ye çevirdiği birçok hayat bırakarak Alaska'ya git meyi tasarlayabilen ve yukarıdaki diyalogdan baş ka bir yüzleşmeye ya da Bihter'in suratına akşet-
Related papers
International Journal of Language Academy, 2023
Halit Ziya Uşaklıgil'in Aşk-ı Memnu romanından uyarlanan Aşk-ı Memnu dizisinde birçok kültürel öge mevcuttur. Çeviribilim kapsamında ise kültürel ögelerin erek dile aktarımı, önemli bir inceleme alanıdır. Bu çalışmada Aşk-ı Memnu dizisinin Arapça dublajının bazı bölümlerindeki özel isimlerin ve akrabalık ifadelerinin aktarılmasında kullanılan çeviri stratejileri betimsel olarak incelenmiştir. Ayrıca çalışmada, Aşk-ı Memnu dizisinde geçen özel isim ve akrabalık ifadelerinin, Davies'in kültüre özgü öğelerin çevirisi için ortaya koyduğu stratejiler kapsamında ele alınmıştır. Çalışmanın sonucunda; tercümanların çoğunlukla muhafaza etme stratejisini kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Bunun en temel sebebi olarak, Türkçeye, Arapçadan geçen isimlerin çok olduğu söylenebilir. Ayrıca dizinin uyarlandığı Aşk-ı Memnu kitabı 19. Yüzyılda yazıldığı için Arapçadan dilimize geçen isimlerin sıklıkla kullanılması olağandır. Muhafaza etme stratejisinden sonra ise en çok kullanılan stratejinin yerelleştirme stratejisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Verilerin incelenmesi sonucunda, çevirmenlerin tespit edilen 34 ögeden 13'ünü muhafaza etme, 10'unu yerelleştirme, 5'ini dönüştürme stratejilerini kullanarak çevirdikleri görülürken 6 tanesini ise aktarmadıkları görülmüştür. Buna ilaveten 34 ögeyi hedef dile aktarırken çevirmenlerin ilk olarak %38'lik bir oranla muhafaza etme stratejisine başvurdukları görülmektedir. İkinci olarak ise %29'luk bir oranla yerelleştirme stratejisini tercih ettikleri görülmüştür. Bu stratejilerin ardından üçüncü olarak tercih edilen strateji ise %18'lik bir oranla çıkarma stratejisi olmuştur. %15'lik bir oranla ise en az tercih edilen strateji dönüştürme stratejisi olmuştur.
Yerli Dizi Anlatıları ve İzleyici Katılımı: Uçurum Dizisini Ekşisözlük ve Twitter'la Birlikte İzlemek ÖZET: Dünyada medya teknolojilerinin gelişmesi ve teknoloji araçlarının çeşitlenmesiyle birlikte medya üretim-tüketim biçimleri hızla dönüşüyor. Bütün bu teknolojiler Türkiye'de de hızla kullanılmaya ve yerel zevk ve beklentilere uyarlanarak tüketilmeye başlandı. Türkiye'de 20-25 yıllık bir geçmişe dayanan ve prime-time'ın vazgeçilmez eğlencesi olan yerli dizilerin anlatı formları ve izlenme pratikleri de, bu dönüşümlerden payını aldı. Değişen tüketim biçimlerinden en göze çarpanlarından biri, dünyada ve Türkiye'de televizyon izleme zevkinin internet/sosyal medya ortamlarına doğru genişlemesi ve 'izleyici katılımı' kavramının ortaya çıkmasıdır. Yeni dağıtım
Bizim Külliye, 2018
Fuzuli'nin Duygu Ülkesi Leyla ve Mecnun'da Duygu Mekandır Metaforu, 2024
Leyla and Mecnun is a masnavi about the love of Kays and Leyla, which are among the sources of Arabic, Persian, Urdu and Turkish literature. It has been observed that Fuzuli who wrote one of the examples of the masnavi in question in Turkish literature, frequently used the concept of space as a source domain in the emotional map he drew in his work. In this way, it has been observed that he conveys many emotions as well as the concept of love, through a metaphorical language. In this study, based on referees and confirmed to be free of plagiarism. the relevant determination, it will be suggested that the concept of space is one of the source domains of the metaphorical emotion language of Turkish using the metaphor theory method is a central sub-discipline of cognitive linguistics. It will be focused on how Fuzuli conceptualizes the concepts of love, yearning, trust, desire, happiness and pleasure, patience, distress, puzzlement, hope, sadness and sorrow in his mentioned work through the source domain of space.
Gece Kitaplığı, 2015
Medeniyet Kültürel Araştırmalar Belleteni, 2024
Divan şiiri, tasavvuf geleneğinin derin muhtevasını Osmanlı Türkçesinin en estetik hâliyle sunar. Divan edebiyatı şairleri, dinî kıssaları şiir şeklinde anlatan ve genellikle uzun şiirler olan mesneviyi ustalıklarını göstermek için tercih eder. Şeyh Galip (1799), Hüsn ü Aşk’ta divan şiirinin alışılmış kalıplarının dışına çıkmış, kurduğu alegorik âlemde tasavvufun unsurlarını kahraman hâline dönüştürerek sembolik bir anlatıma ulaşmış ve diğer divan şairlerinden ayrılmıştır. Hüsn ü Aşk, edebî değeri sebebiyle farklı yöntemlerle araştırma konusu yapılmış ve yapılmaya devam etmektedir. Bu araştırma yöntemlerinden biri de mesnevinin kahramanı Aşk’ın yolculuğunu değerlendirmek için kullanılan monomit kuramıdır. Joseph Campbell, monomiti açıkladığı Kahramanın Sonsuz Yolculuğu (The Hero with a Thousand Faces, 1949) kitabında monomitin aşamaları hakkında net tanımlar yapmaz ve herhangi bir anlatıyı temel örnek olarak sunmaz. Her aşama için farklı kültürlerden örnek vererek tanımların okuyucuda oluşmasını sağlar. Araştırmacıların monomitin aşamalarının net kaideleri olmadığını ve örneklerle şekillendiğini görmesi gerekir. Campbell, bu tercihiyle monomiti metinlere uygularken metnin içinden geldiği kültürü göz önüne alma ve o kültürün orijinal taraflarını tespit etme görevini araştırmacıya yüklemiş olur. Türk edebiyatının daha ziyade Doğu medeniyetine yakın ürünler verdiği düşünüldüğünde monomitin eserlerde gerçekleşmesinde farklılıklar olması mümkündür. Bu çalışmada, Türk edebiyat geleneği için ehemmiyetli ve üzerine çok çalışılan Hüsn ü Aşk mesnevisi ile ilgili monomit çalışmaları değerlendirilmiş, monomitin aşamalarına kısaca değinilmiş, Hüsn ü Aşk mesnevisinde bu aşamalar tespit edilerek gösterilmiştir. Aşamaların monomitle örtüşen ve ayrılan noktaları açıklanarak Hüsn ü Aşk'ın monomiti bir tablo hâlinde verilmiştir. Buna göre Hüsn ü Aşk mesnevisinde, monomit aşamalarının bazılarının hiç görülmediği birkaç aşamanın ise birlikte görüldüğü ortaya konmuştur. Sonuç olarak hayata bakışı belirleyen inancın esere yansıdığı tespit edilmiş, Aşk’ın yolculuğunun monomiti bir tablo hâlinde sunulmuştur.
History Studies International Journal of History, 2013
Şükrü Aktaş History Studies www.historystudies.net 489 14 / 3 Çalışmada klasik Çin tarih metinlerinden olan Tong Dian'den (通典) ağırlıklı olmak üzere Yeni Tang Tarihi (新唐書) ve Eski Tang Tarihi'nden (舊唐書) de istifade edilmiştir. Klasik metinlerden alıntılanan tümce ve deliller asıl halleri ile (繁體) kullanılmıştır. Çalışma içerisinde kullanılan Xueyantuo ismini Sir Tarduş, Seyanto'ları, Türk Kağanlığı ismi, Göktürk'ler veya Köktürk'ler ile Çin dilindeki karşılığı olan Tujue Hanguo'yu ifade etmektedir. Ayrıca makalede, Xueyantuo örneğinde olduğu üzere, tüm Çince sözcükler Pinyin (拼音) sistemi ile kullanılmıştır.
Iğdır Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2021
Popüler kültür ürünleri, kitle iletişim araçlarının vasıtası ile her zamankinden daha fazla görünür hale gelmiştir. Adorno ve Horkheimer’ın kültür endüstrisi olarak adlandırdığı bu durum, romantik-komedi olarak tanımlanan televizyon dizilerindeki aşk kavramı ile bağdaştırılmıştır. Diğer yandan bu televizyon dizilerindeki idealize edilmiş aşkın sunumu, bize Yeşilçam melodram filmlerinin nostaljisini yaşatmaktadır. Çalışmamızda kültür endüstrisi, aşk kavramı ve nostalji ile ilişkilendirdiğimiz bu tutum; örneklem olarak belirlediğimiz üç televizyon dizisi ile desteklenmiştir. Romantik-komedi türündeki televizyon dizileri, farklı yıllarda yayınlanmış olması dikkate alınarak rastgele seçilmiştir: Kiraz Mevsimi (2014), Kiralık Aşk (2015), Erkenci Kuş (2018). Berger’in toplumbilimsel çözümleme yönteminde ele aldığı sınıf (sosyo-ekonomik), yaşam biçimi, rol (toplumsal), statü ve stereotip kavramları kullanılarak bu diziler üzerinde değerlendirme yapılmıştır. Örneklem olarak alınan televizyon dizilerinin Yeşilçam melodramlarına benzer uylaşımlara sahip olduğu ve aşkı tamamen merkeze koydukları görülmüştür. Kültür endüstrisinin etkisiyle aşk her seferinde yeniden üretilmekte ve böylece aşk da nostalji de meta haline getirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Kültür Endüstrisi, Aşk, Nostalji, Yeşilçam Melodramları, Meta
birlikte Çarlık yönetimini alaşağı edip Lenin’in önderliğinde Sovyet düzenini kuran devrimci iktidar savaştan çekilip barış için çaba sarf edecekti. Bu gelişme Osmanlı ordularının hiç olmazsa Kafkas cephelerinde nefes almasına vesile oldu. Bu arada devrimin gerisindeki düşünce akımı Osmanlı’da da İkinci Meşrutiyet sonrası yeşermeye başlamıştı. Osmanlı Sosyalist Fırkası kurulmuş, İştirak başta olmak üzere bir dizi sosyalist dergi yayımlanmıştı. Milli Mücadele ile birlikte bu ilgi Sovyet Rusya’yla bilfiil dostluk ilişkilerine dönüştü. Türkiye Lenin’in ülkesiyle Milli Mücadele döneminde sıcak ilişkiler geliştirmiş, Sovyet Rusya Türkiye’yi ilk tanıyan ülkelerden biri olmuştu. Batı emperyalizmine karşı ayı cephede yer alan her iki ülke Moskova görüşmeleri sonucu 16 Mart 1921 günü Türkiye-Sovyet Rusya Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması’nı imzalamıştı. Lenin’in ölümü Türk basınında geniş yer aldı. Nâzım Hikmet’in Ustamızın Ölümü başlıklı ünlü şiiri Lenin’in ölümünden bir yıl sonra, Aydınlık’ın 30’uncu sayısında, Şubat 1925’te yayımlandı. Bu ünlü şiir maalesef Nâzım’ın toplu eserlerinde, diliyle oynanmış, tahrif görmüştür. Nâzım Troçki’ye olan saygısına bu şiirde yer veriyordu. Nitekim ileriki yıllarda Parti içinde Troçkistlikle suçlanacaktı. Nazım Hikmet külliyatında şiirdeki Troçki’yi içeren satır silinmiş, yerine farklı bir satır eklenmiştir.

Loading Preview
Sorry, preview is currently unavailable. You can download the paper by clicking the button above.
Sevilay Celenk